‘Gündemdeki Haberler’ kategorisi için Arşiv

MURO ASKER KACAGI

Çarşamba, 08 Temmuz 2009

Kurtlar Vadisi dizisinde, “Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” sözüyle ünlenen ve terör örgütünün şehir sorumlusunu canlandıran Mustafa Üstündağ, namı diğer “Muro”nun asker kaçağı olduğu ortaya çıktı.

SETE POLİS BASKINI

Türkiye’de yaşanan bazı “derin” ilişkileri konu eden ve izlenme rekorları kıran dizide, senaryo gereği yaşanan polis baskınları bu sefer gerçek oldu. Polis, geçen Mayıs ayında Kurtlar Vadisi dizisinin çekildiği sete baskın yaparak 32 yaşındaki Muro’yu gözaltına almak istedi. Vadi’nin başrol oyuncusu Polat Alemdar, Memati, Abdulley, Halo Dayı ve diğer oyuncular şaşkınlık içinde olan biteni izledi. Çünkü setteki polisler senaryo gereği değil, gerçekti.

YAPIMCILAR İKNA ETTİ POLİS GİTTİ

İddiaya göre, Mersin Silifke Askerlik Şubesi’nin isteğiyle sete gelen polisler ile yapımcılar arasında uzun görüşmeler oldu. Yapımcılar araya girdi ve “Dizinin son bölümlerini çekiyoruz. Bütün planlarımız altüst olur” diyerek polisleri ikna etti. Polis Muro’yu gözaltına almadan setten ayrıldı.

PANA FİLM SESSİZ

Dizide rolü gereği terör örgütünün şehir sorumluluğunu üstlenen Muro ile yardımcıları Çeto ve Yıldırım, son bölümlerde örgütten atıldı. Terör örgütünün iç yapısını bilen Muro ve adamları, dizinin başrol oyuncusu Polat Alemdar’ın kontrolüne geçerek zaman zaman çatışmalara girdi. Tam da bu dönemlerde, Muro’nun askerlik sorunu nedeniyle dizinin setine polis baskın yaptı. Muro’nun askerlik sorunuyla ilgili konuşmak istediğimiz Pana Film yapımcıları ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı ve sessiz kalmayı tercih etti.

ANNEM İYİLEŞİNCE ASKERE GİDECEĞİM

Çekimlerine yeni başladığı ‘Abimm’ filmi için Marmaris’te bulunan Mustafa Üstündağ, “Annem uzun süredir hasta, bu nedenle bugüne kadar askere gidemedim. Kendisi 21 günde bir hastaneye gidip kontrollerden geçiyor. Tedavisi bitince askere gideceğim” dedi. 32 yaşında lise mezunu olan Üstündağ, 1998′de girdiği Müjdat Gezen’in okulundan 2002′de mezun olmuştu.

相关文章:

中文关键字:

Müjde! Okullarda kravat kalkıyor

Çarşamba, 08 Temmuz 2009
Okul kıyafetleri netleşiyor. Buna göre ilköğretimdeki kız öğrenciler önlük yerine etek veya pantolon giyebilecek fakat etek boyları dizaltında olacak

Eğitim Bakanlığı’ndaki ‘kıyafet’ çalışmasının ayrıntıları netleşiyor. Düzenlemeye göre, ilköğretimde haftanın bir günü kıyafet ‘serbest’ olacak, diğer günlerde de etek veya pantolon giyilebilecek. İlköğretimdeki kız öğrencilerin etek boyuna da ”diz kapağını örtmesi” kuralı getirilecek.

İLKOKUL ÖĞRENCİSİNE DE DİZALTI HİZASI GELİYOR

Yönetmeliğin 12. maddesine göre lise ve dengi okullardaki kız öğrencilerin etek boyu diz kapağını örtecek şekilde düzenlenmişti. Şimdi yeni düzenlemelerle ilköğretim öğrencilerine de dizaltı hizası geleceği konuşuluyor. İlköğretimdeki kız öğrencilerle ilgili 11. maddede etek boylarıyla ilgili herhangi bir ifade yer almıyordu. Kulislerde, 11. maddede kız öğrenciler için belirlenen “önlük giyerler, beyaz yaka takarlar” ifadesinin, “pantolon veya diz kapağını örtecek boyda etek giyebilirler” şeklinde değiştirileceği konuşuluyor.

2010 YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Yönetmelik taslağının kısa sürede hazırlanması planlanıyor. Mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, son kararı Çubukçu verecek. Uygulamanın, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında başlaması hedefleniyor.

Okul Kıyafetlerini Değerlendirme Çalıştayı’nda görev alan komisyonların raporlarında, kılık kıyafetin bir cumhuriyet projesi olduğu vurgulanarak, herhangi bir dini, ideolojik, etnik sembol ve renkleri içermemesi gerektiği belirtilmişti. Ayrıca, “Kıyafet, öğrenciler için aidiyet duygusu yaratır. Kılık kıyafet bir Cumhuriyet projesidir” denilmişti.

相关文章:

中文关键字:

Borsada ‘iki günde 2 milyon lira’ kazandı

Çarşamba, 08 Temmuz 2009

KAPIYA KİLİT VURURLAR

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi eski başkanlığı ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nün 1988 – 2005 yılları arasında müdürlüğünü yürüten Prof. Dr. Sevil Atasoy, skandalla ilgili AKŞAM’ın sorularını yanıtladı. Atasoy şöyle konuştu: ‘Böyle bir olayın doğruluk payının olduğuna inanmak istemiyorum. Bu iddialar doğruysa Adli Tıp Kurumu yetkililerinin kapıya kilit vurup, oradan çıkmaları gerekir. Konuyla ilgili çok fazla yorumda yapmak istemiyorum ama olayla ilgili rapor çıktıktan sonra ben de birçok şey anlatacağım.’ Atasoy olayın üzerinde titizlikle durulması gerektiğini belirterek, ‘Bu hata yapıldıysa, yani doğruysa iddialar, geçmişte yapılan benzeri hatalardan daha vahim sonuçların ortaya çıkacağına inanıyorum’ diye konuştu.

BAKAN EL KOYDU ADALET Bakanlığı, ‘Adli Tıp’ta Pis Masa’ skandalıyla ilgili olarak inceleme başlattı. İnceleme Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in talimatıyla başladı. Bakanlık, dün konuya ilişkin ön araştırma yaptı; Adli Tıp Kurumu yetkilileri ile bağlantı kuruldu ve iddiaya ilişkin bilgi alındı. Gün boyu sürdürülen temasların ardından Bakan Ergin’e bilgi verildi ve Ergin’in talimatıyla geniş kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Birkaç gün içinde sonuçlandırılması hedeflenen incelemenin ardından müfettiş görevlendirilerek soruşturma açılabileceği belirtildi. Olası soruşturmanın sonucuna göre, olayda ihmali bulunan Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında disiplin cezası uygulanacak ve gerek görülmesi halinde bu kişiler hakkında adli işlem başlatılacak.

EK RAPOR İSTENDİ Adli Tıp, altı kişiden DNA örneği aldığı halde bunların dördüyle ilgili hala rapor hazırlamadı. Cinayet soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu’ndan ek bir rapor istedi. Yılmaz’ın Adli Tıp’a arşivlerin taranması için talimat verdiği de ileri sürüldü.

BU ÜLKE BİTMİŞ DEMEKTİR Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, Adli Tıp’taki ‘Kirli masa skandalı’ ile ilgili, ‘Buna inanamıyorum’ diye tepki gösterdi. Karabulut, ‘Bir hata olmuşsa, bunu duymak dahi istemem. Nasıl böyle bir hata yapılabilir? Daha önce, karşı tarafın ekonomik özgürlüğü olduğu için ‘Adli Tıp yanlış bilgi verebilir’ demiştim. Çıkan ikinci raporu görmedim ama burada da yanlışlık yapılmışa bu ülke bitmiş demektir! Adli Tıp böyle bir yanlışlığın içindeyse yapacak bir şey kalmamış demektir. Gazete sebepsiz yere böyle bir manşet atmaz, demek ki bir bilgileri var. Cinayetin tek başına işlendiğine inanmıyorum. Böyle hassas konuda yapılan hata kabul edilebilir mi? Avukatım yarın bilgi alacak’ dedi.

BU NASIL UZMAN? NTV’ye açıklamalarda bulunan İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Nevzat Alkan, hataya imza atan Adli Tıp Kurumu’nu değil, haberin yapılmasına tepki gösterdi. Alkan, Adli Tıp Kurumu içinde çekişme olduğunu öne sürerek, ‘Haberler kötü niyetli kişiler tarafından yapılmış ve başka bir amaca hizmet eden kişilerce servis edilmiş haberlerdir. Yeni atanan başkan Haluk İnce üniversiteden atanmıştır bizim mesai arkadaşımızdır. Onu yıpratmak istiyorlar. Siyasi irade kendi ekibiyle çalışmasına izin vermiyor’ diye konuştu. Alkan, otopsi masasında kalan spermin sonraki cesede geçmesinin mümkün olmadığını iddia etti.

ÖZEL SIVILARLA TEMİZLENMELİ ALMAN Hastanesi Adli Tıp Merkezi Direktörü Prof. Dr. M. Fatih Yavuz şu bilgileri verdi: ‘Otopsi masasının kimyasal ve fiziksel ajanlarla, özel sıvılarla, sabunlu antiseptik dezenfektan solüsyonlarla temizlenmesi gerekir. Bu yapılmazsa önceki vakaya ait kan, sperm, kıl benzeri biyolojik materyalin bulaşması tabii söz konusu. Böyle bir durumda düzenlenecek rapor ise son derece büyük adli sorunlara neden olur. Otopsi yapılan çelik masalar kolay kolay leke ve mikrop tutmaz ama rutin olarak temizlenmesi gerekiyor. Bir otopsi yaklaşık 3 saat kadar sürmesi gerekirken Türkiye’de iş yoğunluğundan maalesef daha da kısa sürüyor. İnsanın olduğu yerde zafiyet olabilir. Otopsi masasındaki temizliğin İSO’nun belirlediği standartlarına göre yapılıp denetlenmesi şart. Adli Tıp’ta yapılacak en büyük hata alınan örneklerin karıştırılması ve bulaştırılmasıdır.’

SPERM BULAŞABİLİR ADLİ Tıp Uzmanları Derneği Meslekte Yeterlilik Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Coşkun Yorulmaz Türkiye’de Adli Tıp alanında yaşanan en büyük sorunun otopsiye yeterli zamanın ayrılmaması olduğunu söyledi. Yavuz, ‘Otopsi salonu dolayısıyla otopsi masaları iş günü bitiminde özel ışınlarla ve kimyasal dezenfektasyonlarla sterilize ediliyor. Bu özel ışınlar, bakterileri öldürmeye yarar. Gündüz ise bir vakadan bir vakaya geçilirken yalnızca su ve deterjan kullanılıp mekanik temizlik yapılıyor. Bakteri bulaşmasını su ve deterjan öldürmeyebilir.

Yüzde 99 bu olayda bulaşan sperm değildir, DNA içeren bir herhangi bir hücredir. Gerçekten sperm bulaştı ise bu kabul edilemez bir durumdur. Münevver’in otopsisinin yaklaşık 5 ile 6 saat arasında yapılması gerekirdi. Çünkü vakada cinsel şiddete ait izler aranıyor’ diye konuştu. Yavuz, ‘Önceki cesetten kalan spermler sonraki cesede bulaşabilir mi?’ sorusuna ise şu cevabı verdi: ‘DNA örneklerinin bir cesetten ötekine bulaşması her zaman olabilir. Bütün erkek cesetlerden otopsi masasında sperm bulaşabilir. Çünkü ölümden sonra vücuttaki bütün kaslar gevşediği için insanda bulunan sperm masaya bulaşır. Bu çok doğal ve beklenen bir durumdur.’

相关文章:

中文关键字:

Sürgündeki lider konuştu!

Çarşamba, 08 Temmuz 2009

Çin’in Sincan özerk bölgesinde çıkan olaylarda hayatını kaybeden Uygur Türklerinin sayısı artarken, Pekin yönetiminin hedefindeki isim Rabia Kadir CNN Türk’e konuştu. Ölü sayısının en az 500 olduğunu söyleyen Kadir, Çin’e karşı ortak tavır istedi.

Bir zamanlar Çin’in en zengin kadınlarından biriyken kocasının ABD’ye iltica etmesiyle büyük baskıyla karşılaşan Kadir, 6 yıl hapis yattıktan sonra sınırdışı edilince ABD’ye yerleştı. 3 oğlu hapiste, bir oğlu ve kızı ev hapsinde olan Kadir’in Urumçi’de 45 akrabası var.

Uygur kökenli yıllarını Çin’e vermiş olan Rabia Kadir, dört yıldır Amerika’da sürgün hayatı yaşıyor.

Son olayların ardından Pekin yönetimince halkı ayaklanmakla sorumlu tutulan Rabia Kadir, Washington’un merkezinde Uygur Türkleri için yapılan bir gösteri öncesi “Olayların sorumlusu ben değilim. Uygur halkını çok baskı altında tuttular” dedi ve ekledi: “Urumci’de, Almanya’da, Avustralya’da Amerika’da çıkan gösterileri de mi ben çıkarıyorum? Diktatörlüğün yaptığı baskı ortada Guangdong’da 800 işçiye saldırıldı. Halk buna tepki olarak sokağa çıktı, yönetimden yanıt istedi. Sorumluları bulun dedi. Hiç önemsemediler. Adalet isteyenler, özgürlük isteyenler nasıl sorumlu olabilirler bu kadar ölümden.” En az 500 kişi öldü Kadir’e göre, son olaylardaki can kaybı en az 500 kişi. Rakamın bine kadar çıkabileceğini belirten Kadir, “Küçük çocukların gençlerin karşısına on bin kişilik askeri birlikle çıktılar” diye isyan ediyor: “Ben kimseye sokağa çıkın demedim. Ama deseydim de hatalı olmazdı. Çin yönetimi Uygur halkına eziyet etti. Eğitim hakkını dil hakkını elinden aldı. Özgürlük diyeni içeri attı.” Yönetim planlıyordu Rabia Kadir’e göre, Çin yönetimi olayları uzun süredir planlıyordu. Ekonomik kriz nedeniyle çok sayıda Çinli Uygur bölgesindeki enerji projelerinde çalışmak üzere kaydırıldı.

Aynı şekilde Uygurlar da, Çin’in doğusundaki iş yerlerine gönderildiler. Uygurlular hem bu zorunlu göçe hem de topraklarına Han Çinlilerinin yerleşmesine karşı çıkıyor: “Resimler var internette. Göstericilere bakın. Millet çocuğuyla çoluğuyla geldi. Herkes barışçı bir şekilde derdini anlatmak istiyordu. Ama Çin yönetimi olanları propagandaya dönüştürdü. Orduyu sokağa çıkardı. Düşünün halkın üzerine binlerce askeri sürdüler.” Özgürlük davasına hizmet…

Rabia Kadir, akrabalarının bir kısmının gözaltına alındığını çocuklarının ise ev hapsinde olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Uygur halkı beni anaları olarak görüyor. Ben de onların özgürlük davalarına hizmet etmeye devam edeceğim.”

相关文章:

中文关键字:

SEKS KÖLESİ

Çarşamba, 08 Temmuz 2009


Yıllarca aradığı babasının tecavüzüne uğradı
18 yaşındaki bir genç kız, öz babasını ömrü boyunca hiç görmemişti. Öz babasını buldu ama bakın öz babası ona neler yaptı

Alman Bild gazetesinde yer alan bir habere göre, Almanya’nın Heidelberg kentinde yaşayan 18 yaşındaki bir genç kız, öz babasını ömrü boyunca hiç görmemişti. Afrika kökenli babası o doğmadan annesini terk ederek ülkesi Güney Afrika’ya yerleşmişti. Genç kız internetin de yardımıyla öz babasının peşine düştü. Sonunda bu hayali gerçekleşti. Babasının Güney Afrika’nın Kapstadt kentinde yaşadığını öğrendi. İnternet üzerinden öz babasıyla iletişim kuran genç kız, geçen Şubat ayında Kapstadt’a giderek onu ziyaret etti. Ancak burada öz kızına önce cinsel tacizde bulunan sapık baba, direnişle karşılaşınca bıçak zoruyla tecavüz etti. Kızının kaçmasını önlemek için eve kapatan sapık baba, defalarca tecavüzde bulundu. Genç kız arkadaşlarına mektup yazarak kurtuldu. Sapık baba şu anda yargılanıyor.

相关文章:

中文关键字:

Masadaki sperm Adli Tıp’ı sarstı

Çarşamba, 08 Temmuz 2009

Münevver’in iç çamaşırındaki spermin, başka cesetten bulaştığı iddia deprem yarattı.

Münevver’in iç çamaşırındaki spermin, başka bir cesetten bulaştığı iddiası Adelet bakanlığı’nı harekete geçirdi. Bakanlık sorumlular hakkında inceleme başlattı. Adli Tıp sessizliğe gömüldü. Uzmanlar skandala isyan etti. Adli Tıp Enstitüsü eski Başkanı Atasoy, ‘Adli Tıp’ın kapısına kilidi vurup gitsinler’ dedi.

Vahşice öldürülen Münevver Karabulut cinayetindeki, ’sperm skandalı’ gündeme bomba gibi düştü. Karabulut’un cesedi üzerinde daha önce bulunduğu açıklanan spermin, aynı masada otopsisi yapılan başka bir cesede ait olduğu iddiasının AKŞAM’da manşet olmasının ardından, konunun uzmanları ayağa kalktı.

Skandala imza atan  Adli tıp kurmu Başkanlığı ise sessizliğe büründü. Ulaşmaya çalıştığımız yetkililer telefonlara çıkmadığı gibi, haberin hazırlandığı saatlerde de henüz yanıt alamadık. Adli Tıp’tan akşam saatlerine kadar resmi bir açıklama da yapılmadı. Cinayetin ardından 6 kişiye ait DNA sonuçlarını bekleyen Savcılık ve Emniyet soruşturması ise yeni gelişme nedeniyle kitlendi.

KAPIYA KİLİT VURURLAR

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi eski başkanlığı ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü’nün 1988 – 2005 yılları arasında müdürlüğünü yürüten Prof. Dr. Sevil Atasoy, skandalla ilgili AKŞAM’ın sorularını yanıtladı. Atasoy şöyle konuştu: ‘Böyle bir olayın doğruluk payının olduğuna inanmak istemiyorum. Bu iddialar doğruysa Adli Tıp Kurumu yetkililerinin kapıya kilit vurup, oradan çıkmaları gerekir. Konuyla ilgili çok fazla yorumda yapmak istemiyorum ama olayla ilgili rapor çıktıktan sonra ben de birçok şey anlatacağım.’ Atasoy olayın üzerinde titizlikle durulması gerektiğini belirterek, ‘Bu hata yapıldıysa, yani doğruysa iddialar, geçmişte yapılan benzeri hatalardan daha vahim sonuçların ortaya çıkacağına inanıyorum’ diye konuştu.

BAKAN EL KOYDU ADALET Bakanlığı, ‘Adli Tıp’ta Pis Masa’ skandalıyla ilgili olarak inceleme başlattı. İnceleme Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in talimatıyla başladı. Bakanlık, dün konuya ilişkin ön araştırma yaptı; Adli Tıp Kurumu yetkilileri ile bağlantı kuruldu ve iddiaya ilişkin bilgi alındı. Gün boyu sürdürülen temasların ardından Bakan Ergin’e bilgi verildi ve Ergin’in talimatıyla geniş kapsamlı bir inceleme başlatıldı. Birkaç gün içinde sonuçlandırılması hedeflenen incelemenin ardından müfettiş görevlendirilerek soruşturma açılabileceği belirtildi. Olası soruşturmanın sonucuna göre, olayda ihmali bulunan Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında disiplin cezası uygulanacak ve gerek görülmesi halinde bu kişiler hakkında adli işlem başlatılacak.

EK RAPOR İSTENDİ Adli Tıp, altı kişiden DNA örneği aldığı halde bunların dördüyle ilgili hala rapor hazırlamadı. Cinayet soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu’ndan ek bir rapor istedi. Yılmaz’ın Adli Tıp’a arşivlerin taranması için talimat verdiği de ileri sürüldü.

BU ÜLKE BİTMİŞ DEMEKTİR Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut, Adli Tıp’taki ‘Kirli masa skandalı’ ile ilgili, ‘Buna inanamıyorum’ diye tepki gösterdi. Karabulut, ‘Bir hata olmuşsa, bunu duymak dahi istemem. Nasıl böyle bir hata yapılabilir? Daha önce, karşı tarafın ekonomik özgürlüğü olduğu için ‘Adli Tıp yanlış bilgi verebilir’ demiştim. Çıkan ikinci raporu görmedim ama burada da yanlışlık yapılmışa bu ülke bitmiş demektir! Adli Tıp böyle bir yanlışlığın içindeyse yapacak bir şey kalmamış demektir. Gazete sebepsiz yere böyle bir manşet atmaz, demek ki bir bilgileri var. Cinayetin tek başına işlendiğine inanmıyorum. Böyle hassas konuda yapılan hata kabul edilebilir mi? Avukatım yarın bilgi alacak’ dedi.

BU NASIL UZMAN? NTV’ye açıklamalarda bulunan İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Nevzat Alkan, hataya imza atan Adli Tıp Kurumu’nu değil, haberin yapılmasına tepki gösterdi. Alkan, Adli Tıp Kurumu içinde çekişme olduğunu öne sürerek, ‘Haberler kötü niyetli kişiler tarafından yapılmış ve başka bir amaca hizmet eden kişilerce servis edilmiş haberlerdir. Yeni atanan başkan Haluk İnce üniversiteden atanmıştır bizim mesai arkadaşımızdır. Onu yıpratmak istiyorlar. Siyasi irade kendi ekibiyle çalışmasına izin vermiyor’ diye konuştu. Alkan, otopsi masasında kalan spermin sonraki cesede geçmesinin mümkün olmadığını iddia etti.

ÖZEL SIVILARLA TEMİZLENMELİ ALMAN Hastanesi Adli Tıp Merkezi Direktörü Prof. Dr. M. Fatih Yavuz şu bilgileri verdi: ‘Otopsi masasının kimyasal ve fiziksel ajanlarla, özel sıvılarla, sabunlu antiseptik dezenfektan solüsyonlarla temizlenmesi gerekir. Bu yapılmazsa önceki vakaya ait kan, sperm, kıl benzeri biyolojik materyalin bulaşması tabii söz konusu. Böyle bir durumda düzenlenecek rapor ise son derece büyük adli sorunlara neden olur. Otopsi yapılan çelik masalar kolay kolay leke ve mikrop tutmaz ama rutin olarak temizlenmesi gerekiyor. Bir otopsi yaklaşık 3 saat kadar sürmesi gerekirken Türkiye’de iş yoğunluğundan maalesef daha da kısa sürüyor. İnsanın olduğu yerde zafiyet olabilir. Otopsi masasındaki temizliğin İSO’nun belirlediği standartlarına göre yapılıp denetlenmesi şart. Adli Tıp’ta yapılacak en büyük hata alınan örneklerin karıştırılması ve bulaştırılmasıdır.’

SPERM BULAŞABİLİR ADLİ Tıp Uzmanları Derneği Meslekte Yeterlilik Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Coşkun Yorulmaz Türkiye’de Adli Tıp alanında yaşanan en büyük sorunun otopsiye yeterli zamanın ayrılmaması olduğunu söyledi. Yavuz, ‘Otopsi salonu dolayısıyla otopsi masaları iş günü bitiminde özel ışınlarla ve kimyasal dezenfektasyonlarla sterilize ediliyor. Bu özel ışınlar, bakterileri öldürmeye yarar. Gündüz ise bir vakadan bir vakaya geçilirken yalnızca su ve deterjan kullanılıp mekanik temizlik yapılıyor. Bakteri bulaşmasını su ve deterjan öldürmeyebilir.

Yüzde 99 bu olayda bulaşan sperm değildir, DNA içeren bir herhangi bir hücredir. Gerçekten sperm bulaştı ise bu kabul edilemez bir durumdur. Münevver’in otopsisinin yaklaşık 5 ile 6 saat arasında yapılması gerekirdi. Çünkü vakada cinsel şiddete ait izler aranıyor’ diye konuştu. Yavuz, ‘Önceki cesetten kalan spermler sonraki cesede bulaşabilir mi?’ sorusuna ise şu cevabı verdi: ‘DNA örneklerinin bir cesetten ötekine bulaşması her zaman olabilir. Bütün erkek cesetlerden otopsi masasında sperm bulaşabilir. Çünkü ölümden sonra vücuttaki bütün kaslar gevşediği için insanda bulunan sperm masaya bulaşır. Bu çok doğal ve beklenen bir durumdur.’

相关文章:

中文关键字:

Kara büyücü G.Saray’da

Cuma, 03 Temmuz 2009
Sarı-kırmızılı ekip, Lyon’un 28 yaşındaki Fildişili yıldızını renklerine bağladı. Tam bir top cambazı olan Keita, sürati ve çalımlarıyla herkesi büyülüyor.

Teknik direktörlüğe Frank Rijkaard’ı getirerek dünya çapında sansasyon yaratan Galatasaray, yabancı transferinde de hedefi 12′den vurdu. Sarı-kırmızılı ekip, Lyon’un Fildişili yıldızı Abdul Kader Keita ile üç yıllığına anlaşma sağladı. Müthiş operasyonu yürüten yönetici Haldun Üstünel, 28 yaşındaki futbolcunun transferini uzun pazarlıklardan sonra önceki gece geç saatlerde bitirdi.G.Saray Keita için Lyon’a 3 yıl vadeli 7 milyon euro verecek. Cimbom, Keita’ya da yıllık 2.2 milyon euro ödeyecek. Orta sahada iki kanatta da görev yapan 1.84 boyundaki Keita özellikle sağ açıkta çok etkili. 2005′te geldiği Fransa’nın Lille takımında müthiş bir performans gösteren Keita’yı M. United, İnter, Milan ve Liverpool istemiş, 16 milyon euro ödeyen Lyon yıldız futbolcuyu kapmıştı.

相关文章:

中文关键字:

Vassell tamam Campbell sırada

Cuma, 03 Temmuz 2009

Başkent ekibi, İngiliz yıldız Darius Vassell ile 3 yıllık anlaşma sağladı. Sıkı durun Sarı-Lacivertliler´in ikinci bombasını açıklıyoruz: Sol Campbell.

100. yılını kutlayacak olan, bu doğrultuda kadrosuna 3-4 tane yıldız oyuncu takviye etmek isteyen Ankaragücü, Türkiye’ye getirdiği ve tesisleri gezdirdiği Darius Vassell’de mutlu sona ulaştı. Golcü futbolcu ile 3 yıllık anlaşma sağlandı. 29 yaşındaki futbolcunun menceriyle ilgili bazı sorunlar yaşayan Sarı-Lacivertliler, önceki akşam yapılan toplantıda tüm sıkıntıları çözdü. Ankara’da ev bakan Vassell, dün ülkesinin yolunu tuttu. Vassell’in hafta başında eşiyle birlikte Başkent’e geleceği ve kendisini resmen Ankaragücülü yapan sözleşmeye imza atacağı belirtildi.

Portsmouth’un kaptanı…
Vassell’in yankısı henüz bitmeden, Sarı-Lacivertliler bir başka dünya yıldızı için kolları sıvadı: Sol Campbell. 3 sezondur Premier Lig takımlarından Portsmouth forması giyen tecrübeli stoper, aynı zamanda takımının kaptanı. Daha önce Tottenham ve Arsenal forması giyen yıldız oyuncu, İngiltere Milli Takımı’nda da oynuyor. Ankaragücü’nün 34 yaşındaki futbolcuyla ciddi şekilde görüştüğü belirtilirken, kulüpten alınan bilgiye göre Sarı-Lacivertliler’in bu transfer için bütün imkanları seferber edeceği öğrenildi.

相关文章:

中文关键字:

Yeni kaptan Egemen

Cuma, 03 Temmuz 2009

Trabzonspor’da Hüseyin Çimşir’den boşalan takım kaptanlığına, Teknik direktör Hugo Broos’un isteği, yönetim kurulunun da onayı ile Egemen Korkmaz getirildi.

Geçtiğimiz sezon Bursaspor’dan transfer edilen ve mücadeleci yapısıyla bordo – mavili taraftarların gönlünde taht kuran Egemen’e yeni görevi, İdari Menajer Caner Çuvalcıoğlu tarafından öğle yemeğinde duyuruldu. Bu olay üzerine takım arkadaşları Egemen’i alkışlarla tebrik ederken, tecrübeli futbolcu, “Daha önce Bursaspor’da kaptanlık yapmıştım. Şimdi Trabzonspor’da bu önemli görevi layığı ile yerine getireceğime inanıyorum” dedi. Bu arada Egemen’in takım kaptanlığına getirilmesi Hüseyin’in tekrar takıma geri dönmesinin imkansız olduğu şeklinde yorumlandı.

相关文章:

中文关键字:

Cuma çıplak çalışıyorlar

Cuma, 03 Temmuz 2009

İngiltere’de ekonomik krizden işleri bozulan bir danışmanlık şirketi, zor durumdan kurtulmak için ilginç bir yöntem buldu.

The Sun gazetesinde yer alan habere göre, işlerin kötüye gitmesini çalışanlar arasındaki iletişim eksikliğine bağlayan şirket sahibi Sam Jackson, çalışanların cuma günleri büroda çıplak çalışmasını istedi.

İngiltere’nin Newcastle şehrindeki bir danışmanlık şirketinin çalışanları bu isteği ilk duyduklarında şoke oldu. Ancak daha sonra patronlarının isteğine uyarak cuma günleri çıplak çalışmaya başladılar. Bu yöntemle çalışanlar arasındaki iletişim eksikliği sorununu çözdüklerini dile getiren Sam Jackson, “Çalışanlar çıplak çalışma isteğini ilk duyduklarında şoke oldular. Ancak bu yöntemi uyguladıktan sonra birbirlerine karşı daha dürüst olmaya başladılar. Ayrıca çalışanlar arasındaki diyalog eksikliği de ortadan kalktı” dedi.

Sam Jackson krizi bu yöntemler atlattıklarını ve şimdi çalışanların işlerini yaparken daha istekli davrandıklarını söyledi.

Danışmanlık şirketinin “Çıplak Ofis” deneyimi bir televizyon kanalı tarafından belgesel haline getirildi. Virgin 1 adlı televizyon belgeseli 9 Temmuz’da yayınlayacak.

DÜNYADAN KISA KISA…

AIDS AŞISI İÇİN GÖNÜLLÜ ARANIYOR
Kanada’da AIDS’e karşı bir süre önce geliştirilen aşının, insanlar üzerinde denenme aşamasına geldiği açıklandı. Kanada Western Ontario Üniversitesi bilim adamlarından mikrobiyoloji Profesörü Yong Kang, 20 yıldır üzerinde çalıştığı aşının hayvanlar üzerindeki testlerinde tam başarı sağlandığını ve nihayet insanlar üzerinde denenmeye hazır olduğunu söyledi.

SON 500 YILDA 800 TÜR YOK OLDU
Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin hazırladığı rapora göre geçen 500 yıl içerisinde 800′den fazla hayvan ve bitki türünün nesli tükendi. Raporda, 16.928 türün tükenme tehlikesi altında bulunduğu kaydedildi. Bunlar arasında hem karada hem de suda yaşayabilen (amfibi) türlerin üçte biri, kuş türlerinin sekizde biri ve memelilerin yaklaşık dörtte biri bulunuyor. Rapora göre 1500 yılından itibaren 869 türün nesli tükendi. 290 türün ise tükenmek üzere olduğu veya muhtemelen tükendiği belirlendi. 2004′te nesli tükenen türlerin sayısı 784 idi.

TOPLU MEZARDA 14 CESET BULUNDU
Meksika’nın orta kesiminde yer alan Guanajuato eyaletindeki bir toplu mezarda yakılmış 14 ceset bulundu. Polis yetkilileri, cesetlerin büyük oranda yandığını belirterek, cesetlerde kimlik tespitinin yanı sıra kaç kişi olduklarını belirlemenin de çok güç olduğunu ifade ederek, kalıntılardan 14 veya 15 olabileceklerinin tahmin edildiğini kaydetti.

相关文章:

中文关键字: